• Astroloji
  • Bilişim
  • Cinsel Sağlık
  • Diyetisyen
  • Finans
  • Marka Tescil Patent
  • Psikoloji
  • Sağlıklı Yaşam & Fitness
  • Spiritüel Enerji
  • Yaşam Koçluğu

Minimalizm

05.10.2020 03:49
Danışmanya.com

Bu konu kaçınılmaz bir şekilde karşınıza çıkıyorsa, aklınızı kurcalıyorsa, görüyor, okuyor ve hatta biliyorsanız ama uygulamak çok zor geliyorsa… İşte Danışmanya yanınızda!

Hissettiğiniz duygular gayet olağan, kendinizi zorlamayın. Minimalizmi bir felsefe olarak idrak edip hayata geçirmek epey zaman alır. İşin ilginç tarafı sizin zaten her şeyin farkında olmanız ama yapamamanızdır.

Bu sebeple de minimalizm konusunda birkaç hafta sürecek bir yazı dizisiyle ulaşacağız size. Haydi başlıyoruz…

Minimalizm nedir?

Sevgili okuyucularımız, minimalizmi uzun uzun cümlelerle anlatırsak felsefesine saygısızlık olurdu. O yüzden çok kısa özetleyeceğiz:

Minimalizm sade bir hayat biçimidir. Dikkat dağıtıcı hiçbir şeyi hayatınızda tutmamaktır. Minimalizm özgürlüktür!

Lütfen bunu sadece düzenli ve toplu bir ev, daha az iş veya tozsuz bir yaşam şeklinde algılamayın. Genellikle herkes bu hataya düşer. Konu öyle derin ki bir anda bütün fikir sisteminize hakimiyet kurup bir yaşam felsefesi haline dönüşecek.

Göreceksiniz…

Bilmeniz gereken tek şey değişimin bir anda olmayacağı. Başlangıçta konuyu gerçekten anlamak için kendinize zaman verin. İnanmadığınız veya size mantıksız gelen bir yolculuğa çıkmanız son derece gereksiz. Eğer yine de tereddütleriniz varsa bir yaşam koçundan da destek alabilirsiniz.

Unutmadan hatırlatalım, aslında minimalizm 1960’larda ortaya çıkmış olan ve 2. Dünya Savaşından sonra görsel sanatlarda ve hatta müzikte etkili olmuş bir akımdır. Minimalist sanat ise içeriği en aza indirilmiş, sadeleştirilmiş sanattır.

Bakın Hegel ne demiş? “Sade ama basit olmayan, yalın ama yavan olmayan bir güzellik anlayışıdır minimalizm…”

Nereden başlamalıyım?

Başlarken ilk önerimiz minimalizme yıllarını vermiş insanların ne dediğine bakmayı tercih etmeniz olur.

“Bu noktada sadece büyük annelerimize dönüp bakmak da yeterli olurdu” ama çok iyi biliyorsunuz ki insan beyni geleneksel bilgiyi reddeder ama yeni bilgiyi algılarken zekâsı son derece parlaktır. Kısacası beyin bildiği halde “sıfırdan öğrenmeyi” pek sever. E haydi öyleyse açın kapıları!

Joshua Fields Millburn ve Ryan Nicodemus minimalimze kafayı takmış iki beyefendi. Epey sempatikler. Lütfen onların podcastlerini, radyo programlarını ve yazdıklarını internette bir araştırın. Kitapları yok sattı. Konuyu belgesele dönüştürecek kadar yol aldılar. TEDx konuşmaları da sizin için faydalı olacak. Bu adamları ciddiye almamak mümkün değil açıkçası!

Hala okumadıysanız “Hayatı Sadeleştirmek İçin Derle, Topla, Rahatla” isimli kitabı bir yastık altına alın deriz. Kitabın yazarı Marie Kondo. Kendisi bir süre sonra kâbusunuz olacak. Lanet olası kadın beynimi alt üst etti diyeceksiniz… Neden başıma iş çıkardın Marie?…

Aslında iyi kadın, dert etmeyin size yardımcı olmaya çalışıyor. Onunla ilgili pek çok bilgiyi de hem programlarından hem kitaplarından hem de internet üzerinden edinebilirsiniz. Öğrendikleriniz hoşunuza gitmeyecek, biliyoruz. Uygulamayı başarırsanız ilk adımı attığınız için teşekkür edeceksiniz kendisine.

Minimalizmi neden reddediyoruz ve nesi zor geliyor?

Haydi bu soruya cevabımız da minimal olsun:

“Minimalist olmaya çalışırken birçok vedalaşma yaşayacağımız için kaçınıyoruz.” Vedaları sevmeyiz. Ama kimse kolay olacağını söylemedi ki…

Eski erkek arkadaşınızla ilk kez sinemaya gittiğinizde giydiğiniz ve sizin için güzel hatıraları tutan o t-shirt… Vedalaşın lütfen!

Hani size hediye gelen ama hiç kullanmadığınız eşyalar var ya… Güle güle!

O biblolar, asla kullanmadığınız nesneler, tek tük tabaklar ve bardaklar, hele hele alıp da okumadığınız veya size verilen “sırf kimseyi kırmamak için” rafınızda tuttuğunuz kitaplar…

Peki hayatınızda olmaması gereken o insanlar? Aman kendinize öyle bir kötülük etmeyin!

Siz bizim için çok değerlisiniz.

 

Şimdi siz de bu konu ile ilgili uzmanlarımıza danışabilir ve soru sorabilirsiniz.

HEMEN SOR