Sevgili Danışmanya ziyaretçileri, hepinize mutlu günler dileriz.

Astroloji kelime anlamıyla, yıldızların yer olayları üzerindeki etkisini belirtmeye ve bu etkileri göz önünde tutarak geleceği önceden bildirmeye dayanan falcılık sanatıdır. Çoğumuz günlük astroloji fallarını okumayı ya da burcumuzun gerektirdiği özellikleri taşıyıp taşımadığımızı araştırmayı oldukça severiz. Astrolojinin bilgi ve özelliklerine inananlar kadar, karşı çıkan ve doğruluğunu kabul etmeyen bireyler de vardır. Peki hayatımızda olup biteni etkilediğini düşündüğümüz, bazı olay ve olguları dayandırdığımız astroloji nereden ve nasıl ortaya çıkmıştır?

Öncelikle astroloji insanlık tarihi kadar eskiye dayanan bir bilim dalıdır. İnsanlar geçmişten günümüze yıldızları, hava ve gökyüzü olaylarını işaretlere dayandırmışlardır. Direkt olarak astroloji alanıyla ilgilenen tek bir uygarlıktan söz edilemez. Bunun nedeni ise özellikle birçok uygarlığın astroloji alanıyla ilgilenmesidir. Kaynakçalara ve yapıtlara baktığımızda astroloji ile ilgilenen bazı uygarlıklar; Çin, Roma, Hint, Mısır, Babil, Maya ve Arap uygarlıklarıdır. Astrolojinin tarihçesi bakımında kaynakçalarda ilk kayıt tutan uygarlığın Kaldeliler olduğu belirtilmiştir. Kaldeliler, (Şu an Irak olarak coğrafi bilgi verebiliriz) M.Ö 3000 yıllarında astroloji ile ilgilenmişlerdir.

Astroloji uzmanları astrolog ya da medyum olarak adlandırılmaktadır. Uzmanlar bireylerin geleceğini yorumladıkları sırada Zodyak yıldızındaki sembolleri incelemektedirler. Şu an kullandığımız ve hepimizin aşina olduğu 12 burçlu yıldız ise Zodyak yıldızının M.Ö 3000 yıllarında keşfedilmesinin ardından 365 günlük bir takvimin yapılmasının sonucu oluşturulmuştur.

Aslına bakarsanız astrolojinin kökeninde bilimin de çıkış noktası olan insanoğlunun merak duygusu yatmaktadır. İnsan merak ettikçe gelişir ve geliştirir. Geçmişten günümüze evrenin ve insanoğlunun sırları çözülmeye devam etmektedir.

Sağlıklı ve mutlu günler dileriz.

Danışmanya.com