Depresyon, kişi ve iş yaşamı açısından son derece önemli bir sorundur. Tükenmişlik, bireylere fiziksel, psikolojik ve sosyal ilişki yönünden zarar vermekle kalmaz, meslek örgütlerine de zarar verir. Mesleğinin gereklerini

yerine getiremeyen kişiler, hizmet edilen insanlara da zarar verebilmektedir.

Kişisel başarı duygusunun azalması, depresyonun bir diğer boyutudur.  Başarı duygusunun azalması, olumsuz düşüncelerin gelişmesine yol açar. Bu olumsuz düşünceler, sadece kendisi hakkında değil; başkaları hakkındaki düşünceleri de içermektedir. Başkaları hakkındaki olumsuz düşünceler sebebiyle kişi kendini suçlu hissetmeye başlar ve başkaları tarafından sevilmediğini düşünür. Bütün bunların sonucunda ise benlik saygısı düzeyinde azalma olur ve depresyona kapı aralanmış olur.

Kişinin psikolojik durumunu etkileyen bir çok etken vardır. Aile ilişkileri ve kişiler arası ilişkiler kişinin içinde bulunduğu ruh haliyle yeniden şekillenebilir. Aile sorunları, uyku düzeninin bozulması ve depresyon psikolojik belirtiler arasında gösterilebilir. Bireyleri devamlı eleştirme, başarısızlık hissi, umutsuzluk ve konsantrasyon eksikliği de belirtiler arasında gösterilebilir (Izgar, 2001). Ayrıca öfke kontrol problemi, işe gitmek istememe, işi olabildiğince ağırdan alma, ilaç, alkol ve tütün kullanımına meyletme gibi durumlar gözlenebilir. Ayrıca aşırı yemek tüketimi, evlilikte eşlerle problemlerin yaşanması, ilişkilerin bozulması, sıkıntı, dikkatini yoğunlaştırmada güçlük gözlenebilir (Akten, 2007).

Çalıştığı iş yerindeki aşırı iş yükünün oluşu, yöneticileri tarafından adaletli yaklaşım sergilenmemesi ve verilen ödüllerde adaletsiz yaklaşım sergilenmesi tükenmişliği etkilemektedir (Maslach ve Leiter, 1997; Akt. Çolakoğlu, 2001). Bunun depresyonla ilgisi yadsınamaz.

Bireyler, başkalarına dair hissettikleri olumsuz düşüncelerden kendisini sorumlu tutup, suçluluk duygusuna kapılır. Çalıştıkları işlerinde yükselemediğini ve işe yaramadığını düşünerek, kendilerine olan saygılarını yitirmeye başlar (Basım ve Şeşen, 2005).

Fiziksel tükenmişlik belirtileri arasında devamlı yaşanan baş ağrısı, nefes darlığı, uyuşukluk, kilo kaybetme, bütün bedende hissedilen ağrılar, yüksek kolesterol, kalp rahatsızlığı, kronik yorgunluk, bitkinlik hissi, sık yaşanılan grip ve soğuk algınlıkları, yüksek tansiyon, cinsel ilgide azalma, ülser gibi farklı bedensel sorunlar gösterilebilir (Dolu, 1997).

Yönetim seviyesi de bu problemin farkında olmak durumundadır çünkü tükenmişlik bireyler için olduğu kadar işletmeler için de büyük bir sorundur. İşe giriş ve işten ayrılma oranlarının yüksek olması, işe gelmeme oranının yüksek olması, düşük moral ve kötü hizmet, hizmet edilen kişilerin memnuniyetsizliği işletme için tükenmişlik belirtileridir. Tükenmişlik iş yerinden kaynaklanan bir problem olarak ifade edilmesine rağmen, çoğu zaman ciddiye alınması gereken bir problem olarak değerlendirilmez. Yöneticiler personel arasındaki tükenmeyi kabul etmek istemezler. Problemi kabul ettiklerinde iş yükünü azaltma programları başlatmaları gerekmektedir (Aras, 2006).

Uzm. Klinik Psk./Psikoterapist

                                                                                                    Elif ÇELEBİ